
Bu çalışma Zoar Leh Leha 332 – 335 nolu paragraflardandır.
Nitsavim Peraşası’nın başında Moşe, halka T-anrı’nın onlarla bir anlaşma yapmakta olduğunu söyler.
Devarim 29:9
“Bugün siz – hepiniz – T-anrınız A-şem’in Huzuru’nda hazır duruyorsunuz: Kabile başkanlarınız, ileri gelenleriniz ve polisleriniz – her Yisrael erkeği; çocuklarınız, eşleriniz ve kampının içindeki Ger, odun kesenlerinden su çekenlerine kadar [herkes]. [Bu eksiksiz mevcudiyetin amacı,] T-anrın A-şem’in seninle bugün kesinleştirmekte olduğu, T-anrın A-şem’in antlaşmasına ve beddualı yeminine dâhil olmandır.
Devarim 29:12 Böylece [A-şem] seni bugün Kendi Halkı olarak atayacak ve O senin T-anrın olacak – tıpkı sana söylediği ve tıpkı atalarına, Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a yemin etmiş olduğu gibi.
Devarim 29:13
Bu antlaşmayı ve bu beddualı yemini yalnızca sizinle kesinleştiriyor değilim.
Devarim 29:14
“Hem bugün burada bizimle olup T-anrı’nın Huzuru’nda duranlarla hem de
bugün burada bizimle olmayanlarla [yapılmaktadır bu antlaşma ve beddua].”
Anlaşma sadece orada duran insanlarla değil aynı zamanda orada olmayan herkesle de yapıldı.
Zoar, bir tsadik insan bu dünyayı terk ettikten sonra ruhlarının yükseldiğini ve Kutsal Olan Mübarektir O’nun, onlara bu dünyada giydikleri kıyafetler gibi yani bedeni gibi, bir şekil verdiğini söyler.
Zamandan önce manevi seviyede var olan tüm ruhların, dünyaya inmeleri gereklidir. Bu nedenle, Adam, yaratıldığında var olan tüm ruhları, gözleri ile görebiliyordu.
“Bugün burada bizimle birlikte olmayanlar”, dünyada doğacak gelecekteki insanları değil, var olan tüm İsraillilerin ruhlarını ifade etmektedir. “Burada duranlar”, fiziksel olarak orada duranlar anlamına gelir. Moşe, “ayakta durma” kelimesini kullanmadan “burada bulunmayan” diğer ruhlara atıfta bulunur, çünkü halk, onları Adam’ın gördüğü gibi göremiyordu.
Zoar, Tora halka verildiğinde, halkın T-anrı’nın yüceliğini gördüklerini ve sadece onu görüp, ondan başka bir şey göremediklerini açıklar.
T-anrı’nın antlaşması hepimizle yapıldı. Sinay Dağı’ndaki Tora’nın verilmesine hepimiz şahit olduk ve Son Kurtuluş zamanında A-şem kendisini açığa vurduğunda O’nun yüceliğini tekrar görmeyi en büyük arzumuz haline getirmeliyiz.
Günlük Zoar çalışmasıyla, manevi seviyelerle sürekli bir bağlantı kurarız, çünkü Zoar, manevi sistemin özelliklerini aktarmaktadır. Zoar çalışmasıyla, ruhlarımız Işık ile beslenir ve bu da bize, T-anrı’nın ifşasını göz göze görmemizi sağlayacak ayakta durma hakkını verir.
Yeşayau 52:8
“כִּי עַיִן בְּעַיִן יִרְאוּ, בְּשׁוּב יְהוָה צִיּוֹן”
“A-şem Tsiyon’u tekrar inşa ettiğinde, kendi gözleriyle görecekler.”
‘Tsion’, Işık’ın Malhut’a (Yeruşalayim) bağlandığı Yesod’un özelliğidir.
